Meme Küçültme

Meme küçültme ameliyatı, estetik cerrahinin önemli bir dalıdır ve göğüs dikleştirme işlemleriyle yakın ilişkilidir. Bu prosedür sadece meme boyutunu azaltmakla kalmaz, aynı zamanda formunu da iyileştirir. Ameliyat sırasında, fazla deri, yağ ve bez dokusu çıkarılarak memeler küçültülür. Sonuç olarak, hastalar daha rahat bir vücut yapısına kavuşur. Özellikle büyük göğüslerden kaynaklanan fiziksel rahatsızlıkların giderilmesi bu yöntemle mümkündür. Ayrıca meme küçültme, meme sağlığını ve estetiğini artırarak kişinin özgüvenini de yükseltir. Bu ameliyat, özenle ve deneyimli cerrahlar tarafından yapılmalıdır.

Meme Küçültme Nasıl Yapılır?

Ameliyata Engel Olan Durumlar 17 yaşından küçük olmak
İz Kalır mı? Uygulanan tekniğe göre kesi yerlerinde ince bir iz kalabilir
Ameliyat Öncesi Testler Fotoğraf-Ultrason
Ameliyat Sonrası Testler Fotoğraf-Biyopsi
Ameliyat Süresi 4-5 saat
Hastanede Kalış Süresi 1 gün
İyileşme Süresi 7-10 gün
Ameliyat Sonrası Kontrol Süreci 6 ay
İşe Dönüş Süresi 7-10 gün

Meme küçültme, özel bir cerrahi tekniktir ve çoğunlukla genel anestezi altında gerçekleştirilir. Ameliyat, memedeki fazla yağ ve dokuların çıkarılmasıyla başlar. Bu işlem sırasında, cilt dokusu da dikkatlice incelenir ve gerektiğinde düzeltilir. Memenin yeniden şekillendirilmesi bu süreçte önemli bir adımdır. Operasyon sırasında kullanılan tekniklere ek olarak, özellikle yan bölgelere liposuction uygulanabilir. 

Cerrahi kesiler genellikle şu alanlarda yapılır:

  1. Sadece meme başı çevresinden
  2. Meme başı çevresinden ve aşağıya doğru dik bir çizgi şeklinde
  3. Ters T şeklinde (meme başı çevresinden ve meme altı kıvrım çizgisinden)

Bu kesiler, estetik açıdan en az iz bırakacak şekilde planlanır. Ameliyat sonrası, memelerin simetrik ve estetik bir görünüm kazanması hedeflenir. Ancak, cerrahi kesilerin iyileşme süreçlerinin farklılığı, bazen asimetrik bir görünüme yol açabilir. Bu durumda ek cerrahi müdahaleler gerekebilir. Ameliyat sonucunda, meme ucunda hafif bir küçülme ve cerrahi izlerin kalıcı olma ihtimali bulunur. Bu izler zamanla azalsa da tamamen kaybolmaz. Meme küçültme, hem fiziksel hem de estetik rahatlama sağlayan bir işlemdir.

Meme Küçültme Ameliyatı Kimlere Yapılır?

Meme küçültme ameliyatı, özellikle aşırı büyüklük ve sarkıklık sarkıklık durumunda tercih edilen bir cerrahi müdahaledir. Bu ameliyatın amacı, göğüslerin boyutunu küçültmek ve daha dik bir forma kavuşturmaktır. Ameliyat sonrasında iz kalma ihtimali her zaman mevcuttur ve bu, kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir. Hastaların çoğu, ameliyat sonucundan memnun kalırken, bazıları için izler endişe kaynağı olabilir. Bu nedenle, meme küçültme ameliyatı düşünen bireylerin durumlarını aşağıdaki faktörler ışığında değerlendirmeleri önemlidir:

  1. Göğüslerdeki sarkıklık düzeyi: Orta derecede sarkıklıkta ameliyat önerilmeyebilir.
  2. İz konusundaki hassasiyet: İzlerden rahatsız olma durumu kişiye özeldir.
  3. Ameliyat sonrası beklentiler: Daha küçük ve şekilli göğüsler elde edilir.

Ameliyatın iz bırakma potansiyeli yüksektir ve izlerin belirginliği hastanın iyileşme sürecine bağlı olarak değişebilir. Bu ameliyatı düşünen bireylerin, cerrahi müdahale ve sonuçları hakkında detaylı bilgi alması ve beklentilerini netleştirmesi gerekmektedir. Bu süreçte deneyimli bir cerrahın rehberliği, ameliyatın başarısını ve hastanın memnuniyetini artıracaktır.

Meme Küçültme Olası Komplikasyonları Nelerdir?

Meme küçültme ameliyatı, bazı komplikasyonlarla karşılaşma ihtimalini beraberinde getirir. Bu komplikasyonlar genellikle hafif ve yönetilebilir niteliktedir; ancak bazı durumlarda ciddi sorunlara yol açabilirler.

Ameliyat sonrası karşılaşılabilecek birincil sorunlar::

  1. Kanama ve enfeksiyon: Her cerrahi işlemde olduğu gibi, meme küçültme ameliyatında da kanama ve enfeksiyon riski mevcuttur.
  2. Hematom: Kan birikmesi, yani hematom, meme dokusunun altında oluşabilir. Böyle bir durumda, doktor kanamayı durdurmak ve birikmiş kanı temizlemek için yeniden müdahalede bulunabilir.
  3. Enfeksiyon: Ameliyattan sonra beşinci gün civarında tek taraflı şişlik, enfeksiyonun bir işareti olabilir. Enfeksiyon temizlenmeli ve antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır.
  4. Cilt kaybı: Özellikle sigara içen hastalarda ve büyük memelerin küçültüldüğü ameliyatlarda cilt kaybı riski artar. Deri siyahlaşabilir ve uzun süre pansuman gerektirebilir.

Ameliyat Sonrası Karşılaşılabilecek Estetik Sorunlar:

  1. Asimetri: Ciddi asimetri durumlarında rötuş ameliyatı gerekebilir.
  2. Meme şekli: Ameliyat sonucunda memenin şeklinden memnun olmamak olasıdır; bu durumda ikinci bir ameliyat düşünülebilir.
  3. Meme ucunun yüksekliği: Meme ucunun aşırı yukarı kaldırılması durumunda düzeltme zor olabilir.

Bu komplikasyonlar nadiren görülse de, ameliyat öncesi ve sonrası dönemde doktorun önerilerine dikkatle uymak önemlidir. Sigara kullanımından kaçınmak ve yara bakımına özen göstermek, iyileşme sürecini olumlu yönde etkileyebilir. Herhangi bir sorunun belirtisi görüldüğünde, vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.

  1. Meme Küçültme ve Dikleştirme Ameliyatı
    • Meme Küçültme ve Dikleştirme Ameliyatı hakkında detaylı bilgi edinin.
SORULAR – CEVAPLAR

Meme küçültme ameliyatı olmayı düşünüyor veya bu konuda bilgi alışverişinde bulunmak istiyor iseniz bir plastik cerraha başvurmalısınız. İlk muayenede beklentilerinizi, kısacası ?neden böyle bir ameliyat düşündüğünüzü? ve ?bu ameliyattan ne beklediğinizi? açıkça cerrahınıza anlatmalısınız. Cerrahınız önce sizi dinleyecek, sizin kişisel hastalık hikayenizi ve aile hastalık hikayenizi öğrenecek, ardından sizi muayene edecektir. Bu muayene sonucunda memelerinizin büyüklüğü, şekli, derinizin durumu, yaşınız, evlilik ve çocuk sahibi olup olmayacağınız, meme başının yeni yeri vb durumlar sizinle tartışılacaktır. Anlamadıklarınızı cerrahınıza tekrar tekrar sormaktan çekinmeyiniz. Cerrahınız ameliyatın ayrıntıları hakkında size bilgi verecek, iz, meme başı duyarlılığı, emzirme, anestezi şekli ve ameliyatın riskleri hakkında bilgi verecektir. Daha önce ameliyat olan hastaların resimlerini görmek karar vermenizi kolaylaştırabilir.

Ameliyat öncesi yapılması gereken kan ve akciğer filmine ilave olarak, mamografi ve gerekirse meme ultrasonografisi yapılmalıdır. Yüksek tansiyon, sigara, ilaç alışkanlığı, şeker hastalığı gibi durumlar tartışılmalıdır. Meme küçültme ameliyatı için genellikle kan verilmesi gerekmez. Kan transfüzyonunun gerekli olduğu hallerde, ameliyattan 5-7 gün önce alınan kendi kanınız (ototransfüzyon) kullanılabilir. Ameliyat günü ve sonraki birkaç gün için size yardımcı olacak birisi gerekecektir. Meme küçültme ameliyatı, hastanede yapılması gereken bir ameliyattır, 1-3 gün hastanede yatmanız gerekebilir.

Estetik meme küçültme ameliyatında büyük olan meme dokusu kişinin vücut ölçülerine göre yeniden şekillendirilir. Fazla meme dokusu ve üzerindeki deri çıkartılır. Meme başı olması gereken yere taşınır. Ameliyat genel anestezi ile hastane koşullarında bir ameliyathanede yapılır. Ameliyat 2,5 – 4 saat sürer. Hangi yöntem uygulanırsa uygulansın meme başı etrafında kesinlikle iz kalır. Buna ek olarak, uygulanan yönteme göre meme başının alt kenarının orta kısmından aşağı doğru ters T şeklinde bir iz daha kalır. T şeklindeki izin alt kısmı meme altı kıvrımına uydurulur. Ancak son zamanlarda uygulanan cerrahi teknik ile meme kıvrımı bölgesindeki izi ortadan kaldırmıştır. Sadece meme başı etrafında ve meme başının alt kenarının orta kısmından aşağı doğru 4.5-5 cm. kadar bir iz kalmaktadır. Ancak bu izler başlangıçta belirgindir, zamanla belli belirsiz hale gelebilir. Ameliyat sonrası izlerin derecesi,memenin büyüklüğüne,kullanılan ameliyat yöntemine ve nihayet hastanın derisinin iz bırakma özelliğine bağlıdır. Bir grup hasta üstsüz güneşlendiklerini ifade etmektedirler. Bazı özel durumlarda,ileri derecede büyük memelerde ,yukarda sıralanan ameliyat şekillerinin uygulanması mümkün olmayabilir. Bu takdirde ,meme başının serbest olarak taşındığı teknikler kullanılır,bu ameliyatın izleri de yukarıdaki ameliyatlar gibi ters T şeklindedir.

Ameliyat sonrası genellikle rahat geçer. Ağrı minimaldir. Kol hareketlerinde kısıtlılık olabilir. Memeler üzerine sütyene benzer sargı uygulanır veya bazı cerrahlar ameliyat sonrası hemen sütyen giydirir. Genellikle her iki memeye dren adı verilen borular yerleştirilir, ve 24-72 saat içinde çıkarılır. Meme başı üzerine ayrı pansuman konur. Pansuman 2 gün sonra açılarak yara kontrol edilir. 7 gün sonra sargılar açılır. Dikişler 7-10 gün sonra alınır. Hastanede 1-3 gün kalınır. Hastaya 6 hafta sporcu sütyeni giydirilir ve masaj önerilir. Erken dönemde şişlik olabilir, meme başında hissizlik ve deri üzerinde morumsu renk değişimi görülebilir. Bunlar kısa sürede kendiliğinden kaybolur.

Hasta 1 hafta sonra işine dönebilir. 3 ay ağır sporlardan uzak durması önerilir. Estetik meme küçültme ameliyatı genel olarak iyi ve kalıcı sonuç veren, kişinin ve eşinin ruh sağlığını düzelten onları yaşama daha bağlı hale getiren, özellikle kadının giyim tarzını kolaylaştıran bir ameliyattır. Yeni şekillendirilmiş meme uzun süre dayanıklı olur, ancak kilo değişiklikleri, gebelik, emzirme ve yerçekimi, memede hacim artışına ve sarkıklıklara neden olabilir.

Her ameliyatta olduğu gibi meme küçültme ameliyatının da bazı riskleri vardır. Bu ameliyatı olan kişilerin çoğunda, ameliyata bağlı problemler görülmese de sizin bunları bilmeniz önemlidir. Kişisel seçiminizde, ameliyatın risklerini ve size sağlayacağı yararları bilmeniz önemlidir. Doktorunuz size bu risklerden bahsettiği zaman teker teker hepsini tartışmalısınız. Kanama: Nadir bir durumdur, ameliyat sırasında veya ameliyat sonrası dönemde görülebilir. Ameliyat sonrası, memelere konan dren hem kanama olup olmadığını takip etmek, hem de az da olsa kanın meme dokusu içinde toplanmasını önlemek içindir. Ameliyattan 10 gün önceden itibaren aspirin veya benzeri ilaçlar almayınız, bu ilaçlar kanama eğilimini arttırabilir. Enfeksiyon: Son derece sıra dışı bir durumdur. Çoğu cerrah ameliyatın hemen başında koruyucu antibiyotik kullanmaktadır. Meme başı ve deri duyarlılığında değişme: Bu bölgelerin duyarlılığında geçici olarak azalma ortaya çıkabilir. İzler: Her cerrahi işlem iz bırakarak iyileşir, çoğu zaman izlerin niteliği önceden tayin edilemez. Bazı durumlarda izler fark edilmez iken, bazı hastalarda deri ve derin dokular içinde nedbe oluşabilir, hatta bazı hastalarda cerrahi düzeltme veya diğer tedavilere başvurmak gerekebilir. Sonuçtan memnun olmama: Memenizin boyutları ve şeklinden memnun olmayabilirsiniz. Çok az da olsa böyle bir olasılık vardır. Ağrı: Meme küçültme ameliyatı sonrası boyun, sırt ve omuz ağrılarınız devam edebilir. Nadir durumlarda deri ve memenin derin dokularında ortaya çıkan nedbeler ağrıya sebep olabilir. Memede sertlik: Meme içindeki nedbe veya yağ nekrozuna bağlı sertlik nadir olarak görülebilir. Bu önceden tahmin edilemeyen bir durumdur. Yara iyileşmesinde gecikme: Nadir de olsa görülebilir. Meme derisinde veya meme başında bazı bölgelerin tamamen iyileşmesi daha fazla zaman alabilir. Sık pansuman gerekebilir. Sigara alışkanlığı olanlarda yara iyileşmesi problemlerine daha sık rastlanır. Asimetri: Kadınların çoğunda doğal olarak meme asimetrisi vardır. Meme ve meme başının şeklinde, büyüklüğünde ve simetrisinde farklar olabilir. Meme hastalıkları: Meme küçültme ameliyatına bağlı olmaksızın, kişinin hayatının herhangi bir döneminde meme hastalığı veya meme kanseri ortaya çıkabilir. Kişi ameliyat olsun veya olmasın düzenli meme kontrollerini yaptırmalıdır. Emzirme: Meme küçültme ameliyatı olan bazı kadınlar çocuklarını emzirebilmektedir, ancak genellikle bu önceden tayini zor bir durum olabilir. Eğer çocuk sahibi olmak ve emzirmek istiyor iseniz, meme küçültme ameliyatı olamadan önce bu durumu cerrahınız ile tartışmalısınız. Alerjik reaksiyonlar: Nadir de olsa flastere, dikiş malzemelerine veya kullanılan pomatlara karşı lokal alerji geliştiği bilinmektedir. İlave cerrahi gerekliliği: Meme küçültme ameliyatının uzun dönemde sonuçlarını etkileyen pek çok faktör vardır. Memelerde gevşeklik,sarkma gibi durum ortaya çıkarsa ilave cerrahi gerekebilir.

Prof. Dr. Osman Metin Yavuz
Prof. Dr. Osman Metin Yavuz

1956 yılında Trabzon' da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1974 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi' nde başladığı tıp eğitimini 1982 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1982-1985 yılları arasında Adana Şakirpaşa Sağlık Ocağında, üç yıl süreyle Pratisyen Hekim olarak mecburi hizmet yapmıştır.

NEREDEYİZ